tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2014 Cumartesi

Bozcaada

Yazın başından beri niyetlenip bir türlü gidemediğim Bozcaada planımı nihayet bir bahaneyle gerçekleştirebildim. Ve farkettim ki Bozcaada Eylül de daha da güzelmiş tıpkı çocukluğumuzda ki gibi. Çünkü son bir kaç yıldır popülerleşen her yer gibi ada da sakinliğini, huzurunu kaybetmiş gibiydi. Şimdi ise tatilcilerin yavaş yavaş gitmeye başlamasıyla ada da o özlediğim huzuru buldum. İkizimle sanki ilk kez geziyormuş gibi dolaştık sokaklarında, güzel havanın keyfini çıkardık. Yorgunluğumuzu Ada Cafe de gelincik şerbeti içerek attık. Bozcada'ya defalarca gelmiş olmama rağmen niye daha önce denemediğime şaşırdım doğrusu. Ve bizim için adanın olmazsa olmazları olan çiçek pastenesinde damla sakızlı bademli kurabiye yemeği ve Rıhtımda denize karşı damla sakızlı türk kahvesi içmeyi de unutmadık tabi ki. Bozcaada ya bu gidişimizde ki diğer bir keşfimiz de Rengigül konuk evindeki muhteşem kahvaltıydı. Mekan ise o kadar güzel dekore edilmişti ki tek bir posta sığmayacak kadar detaylı olduğu için onun yazısını ayrıca yazmayı düşünüyorum.
Bozcaada'ya gidip de tertemiz buz gibi denizinde serinlememek de olmaz tabi ki. Biz önce her zamanki gibi ayazma plajına gitmeye karar vermiştik ama öncesinde bisiklet kiralayıp adanın sokaklarını biraz daha dolaşalım istedik ama bisiklet kiralamaya gittiğimiz yerde ki şirin araba aklımızı çeldi. Ve ada da yaptığım en iyi şeyde bence bu oldu. Önce ayazma pilajına gidip biraz yüzdükten sonra arabayla adayı saatlerce gezdik girmediğimiz yol kalmadı daha önce gitmediğimiz bütün koylarına gittik ada da hiç eğlenmediğimiz kadar çok eğlendik  Daha sonra güneşin batışını izlemek için rüzgar güllerine gittik ama maalesef ki şarjın azizliğine uğradığımız için o muhteşem manzarayı fotoğraflayamadım. Tadı damağımızda kalan kısa ama dolu dolu bi tatille yaza veda ederken gelecek yaz yine gitmenin hayalini kurmaya başladım bile. 
Daha önceki Bozcaada yazısına da bir göz atmayı unutmayın tık tık
Sevgiyle kalın


Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

Canakkale-Bozcaada-Tenedos

29 Ağustos 2013 Perşembe

Keyifli bir Bozcaada turu

Kamp dönüşü ilk işimden biri denize gitmek oldu. Beni ziyaret için gelen üniversiteden çok yakın bir arkadaşımla Bozcaada’ya gittik. Bozcaada küçüklüğümden beri hep gittiğim ve gitmekten hiç sıkılmadığım yerlerden biri. Çanakkale’den deniz otobüsüyle gidebileceğiniz Bozcaada küçük ama bir güzel bir yer. Rengarenk çiçeklerle süslenmiş dar sokakları, kafeleri, balık restoranları, üzüm bağları, şarapları, bozulmamış doğası, nefis koylarıyla dolu dolu bir gün geçirebileceğiniz, mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Özellikle ince taneli altın sarısı kumu, berrak ve serin suyuyla ayazma plajı bu sıcak yaz günlerinin tadını çıkarabileceğimiz güzellikte. Bozcaada kalesi, Bozcaada müzesi, Bozcaada'da ibadete tek açık kilise olan Meryem Ana kilisesi ve rüzgar gülleri bence ada da gezip görülmesi gereken başlıca yerler. Özellikle rüzgar güllerinde gün batımını izlemeden adadan dönmeyin derim.  
Şehirin yorucu ve gürültülü hayatında kaçmak isteyenler için Bozcaada’nın sessiz, sakin ve huzur dolu havası tam ideal bir ortam. Herodot’un da dediği gibi “tanrı insanların uzun ömürlü olmaları için Bozcaada’yı yaratmış”
Adayı sizin için çektiğimde fotoğraflarla keşfetmeye ne dersiniz.



































(Fotoğraflardan sadece birkaç tanesi alıntıdır.)